Dijitalleşmenin, hayatın her alanında kendini hissettirdiği bu dönemde Milli Eğitim Bakanlığı, anne babalardan sıklıkla gelen sorulara yanıt verebilmek için iki yeni kılavuz hazırladı. Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün ‘Aile Eğitim Serisi’ kapsamında yayımladığı ‘Güvenli İnternet Kullanımı’ ve ‘Siber Zorbalık‘ kılavuzları dijital dünyada aile katılımına ışık tutuyor. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, kılavuzların içeriğinde anne babalara bu süreçte ne yapmaları, nasıl davranmaları ve ne gibi önlemler almaları gerektiği konusunda kısa ve uygulanabilir öneriler sunduklarını belirterek anlatılanları kare kodlar aracılığıyla ulaşılabilecek videolar ile desteklediklerini ifade etti.
1 Haziran 2020 Pazartesi
29 Mayıs 2020 Cuma
Özel kreş, çocuk kulüpleri ve gündüz bakımevlerinde grup sayıları azaltılarak, bir grupta en fazla 10 çocuk bulunması sağlanacak. Ortak kullanım alanlarında da aynı anda en fazla 10 çocuk bulunacak.
Çocuklar, yemekhaneye kendi grupları ile gidecek, aynı masada oturmaları halinde aralarında en az 1,5 metre mesafe olacak. Çocukların uyku saatinde kampet veya yataklarının arasında da yine en az 1,5 metre mesafe bırakılacak.
TÜM ALANLARDA AYNI ÇOCUKLAR BİR ARADA OLACAK
Bakanlık tarafından açılış izni verilen ve denetlenen özel kreşler, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerinde her gün tüm yaşam alanlarında aynı çocuklar bir arada olacak. Gruplar arası geçişe izin verilmeyecek, gruplardan sorumlu personelin diğer gruplarla temas etmemesi sağlanacak.
Kuruluştaki tüm hizmet alanları ile personel ve çocuklar arasında sosyal mesafe kuralına dikkat edilecek.
40 DAKİKADA BİR HAVALANDIRMA, GÜNDE EN AZ İKİ KEZ TEMİZLİK
Ortak alanlara çocukların ulaşamayacağı yükseklikte hijyen istasyonları kurulacak, belirlenen noktalara el dezenfektan aparatı konulacak. Özellikle eller ile sık dokunulan kapı kolları, aydınlatma düğmeleri gibi yüzeylerin ve ortak kullanım alanlarındaki tuvalet ve lavaboların temizliği günde en az iki kez yapılacak.
Kuruluş binası ve faaliyetlerde kullanılan oyuncak gibi araç gereçler her akşam sağlık birimlerince uygun bulunan dezenfektan malzemeleri ile temizlenecek. Oda temizlenirken eldiven kullanılacak, odanın temizliğinden hemen sonra eldiven çıkarılacak ve çöp kutusuna atılacak. Eldiven çıkarıldıktan sonra eller su ve sabunla yıkanacak veya el antiseptiği ile ovalanacak. Her odanın temizlik bezleri ayrı olacak. Odalar 40 dakikada bir havalandırılacak.
Mutfak araç-gereçleri her kullanım sonrasında su ve deterjanla yıkanacak, sonraki kullanımına kadar temiz bir ortamda saklanacak. Ayrıca yapılan tüm dezenfeksiyon işlemleri ile kullanılan malzemeler kayıt altına alınacak.
Kuruluşta yeni hijyen ve el yıkama algısı için görsel materyaller kullanılacak. Gruplar dönüşümlü olarak bahçeye çıkarılacak ve grup odaları temizlenecek. Klima kullanılması zorunlu olan hallerde, klimaların bakımları düzenli yapılacak. Çöpler, hijyen kurallarına göre saklanıp atılacak.
OYUNCAK, KİTAP DEĞİŞİMİ YAPILMAYACAK
Kuruluşlara evlerden oyuncak ve kitap gibi malzemeler kabul edilmeyecek. Oyuncak, kitap değişimi ve benzeri hiçbir etkinlik de yapılmayacak. Zorunlu haller dışında kuruluşa veliler ve ziyaretçiler kabul edilmeyecek.
Kayıt kabul işlemleri kuruluşta çocuklara hizmet verilmeyen zamanlarda yapılacak. Veli toplantıları ile kuruluş içinde veya dışında yabancı kişilerin katılımı ile yapılacak organizasyonlara ara verilecek. İhtiyaç olması halinde veli görüşmeleri sanal ortamda yapılacak.
Velilerin çocuklarını bırakır ve alırken sosyal mesafeye uymaları amacı ile kuruluş girişine belirleyici işaretler konulacak. Şüpheli vaka tanımına uyan personel ve çocuk tespit edilmesi ihtimaline karşı her kuruluş için bir izolasyon odası oluşturulacak. Sivil savunma planlarına Kovid-19'a ilişkin güncellemeler eklenecek ve il müdürlüklerine bildirilecek.
PERSONELİN KURULUŞ İÇİNDE VE DIŞINDA GİYDİKLERİ KIYAFET FARKLI OLACAK
Hastalık belirtileri gösteren veya temas öyküsü olan personel göreve başlatılmayacak. Kuruluş müdürü tarafından Kovid-19 ve korunma yolları hakkında personele bilgilendirme yapılacak, bilgilendirmeler kayıt altına alınacak.
Personelin, kuruluşa girişinde uzaktan ateş ölçer ile ateşi ölçülerek kayıt altına alınacak. Kuruluş personelinin tamamı maske kullanacak, maskeler düzenli aralıklarla değiştirilecek. Yemek elemanı ve temizlik elemanı ek olarak eldiven de kullanacak.
Personelin kuruluş içinde ve dışında giydikleri kıyafet farklı olacak. Personel mesai saatleri içinde kuruluş dışına çıkmayacak. Hastalık belirtisi gösteren personel izolasyon odasına alınacak ve tüm tedbirlerle sağlık kuruluşuna yönlendirilecek.
BİRBİRLERİNİN EŞYASINI KULLANMASINA İZİN VERİLMEYECEK
Grip veya benzeri bulaşıcı hastalığı olan çocuklar kuruluşa kabul edilmeyecek. Kronik hastalığı olan çocuklar belirlenerek, kuruluşta çocukla ilgili gerekli tedbirler alınacak.
Çocukların kuruluş dışında ve kuruluş içinde giyecekleri kıyafetleri ve ayakkabıları farklı olacak, elleri su ve sabunla temizlenecek. Kuruluşa girişte, kuruluştan ayrılırken ve gün içinde 4 saatte bir çocukların ateşi ölçülecek, bir çizelge ile kayıt altına alınacak. Ateşi olan çocuklar kuruluşa kabul edilmeyecek.
Çocukların birbirilerinin eşyasını kullanmasına müsaade edilmeyecek, kampet, battaniye gibi araç gereçlerin de çocuğa özel olması sağlanacak.
Çocuklara oyunlarla sosyal mesafe öğretilecek, yaşlarına uygun yöntemler kullanılarak 20 saniye el yıkamaları teşvik edilecek, düzenli el yıkama, dirseğe hapşırmak gibi doğru sağlık davranışları konusunda eğitimler verilecek.
Hastalıklar, bulaşma yolları ve dikkat edilecek hususlar, oyunlarla ve çocukların yaş ve gelişim özelliklerine uygun olarak anlatılacak. Kuruluşa geldikten sonra gün içerisinde ateşi olduğu tespit edilen veya herhangi bir hastalık belirtisi gösteren çocuk izolasyon odasına alınacak, uygun tedbirlerle ailesine teslim edilecek. Aile, sağlık kuruluşuna yönlendirilerek sonucun takibi yapılacak.
AİLELER HASTALIK BELİRTİSİ GÖSTEREN ÇOCUKLARI KURULUŞA GETİRMEYECEK
Aileler, hasta, ateşi olan veya hastalık belirtisi gösteren çocukları kuruluşa getirmeyecek. Aile, çevresinde Kovid-19 tespiti durumunda da kuruluşa bilgi verilecek.
Çocukların günlük ateş ölçümünü yapılarak kaydedilecek. Aile, kuruluşta hastalık belirtisi gösteren çocuğunu sağlık kuruluşuna götürecek, çocuğun sağlık durumunu kuruluşa bildirilecek. Çocuklarını servis aracı ile kuruluşa gönderecek aileler, servis aracı için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığını kontrol ve takip edecek.
SERVİS ARAÇLARININ TAŞIMA KAPASİTESİ SOSYAL MESAFEYE GÖRE PLANLANACAK
Hastalık belirtileri gösteren veya temas öyküsü olan servis personeli göreve başlatılmayacak. Her servis öncesi ve sonrası servis araçlarının özellikle sık temas edilen yüzeyleri başta olmak üzere temizlik ve hijyeni sağlanacak.
Servis kullanan çocukların, araç içindeki yüzeylere teması mümkün olduğunca azaltılacak. Servis araçlarının taşıma kapasitesi sosyal mesafe göz önüne alınarak planlanacak. Araç girişlerine el dezenfektanları konulacak.
Seyahat süresince araç içerisinde şoför ve rehber personel maske takacak.
Türkiye'de toplam 32 bin 542 kreş bulunuyor. Bunların yüzde 8'i Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, yüzde 84'ü ise ise Milli Eğitim Bakanlığı denetimine tabi olarak hizmet veriyor.
29 Nisan 2020 Çarşamba
Millî Eğitim Bakanlığı olarak, Sağlık Bakanlığı, Bilim Kurulu ve ilgili birimlerle gerekli değerlendirmeleri yapıp, önlemleri ivedilikle alma kararlılığı içinde olduklarını ifade eden Selçuk, uzaktan eğitim ve okullardaki koruyucu sağlık ürünleri üretimine de kesintisiz devam ettiklerini kaydetti.
Hastalıkla mücadele kapsamında aldıkları tüm kararları milletle paylaştıklarını, bunun şeffaf biçimde devam edeceğini belirten Bakan Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde, Avrupa'nın birçok ülkesinin nüfusundan daha fazla öğrencinin ve yaklaşık 1 milyon öğretmenin bulunduğunu hatırlattı.
Selçuk, alınan tüm kararların, Türkiye'deki birçok hane halkını doğrudan ya da dolaylı ilgilendirdiğinin bilincinde olduklarını dile getirerek şöyle konuştu: "Çalışmalarımızı bu perspektifle en ince ayrıntısına kadar planlıyoruz. Salgının başladığı tarihten itibaren dünya ülkelerinin birçoğundan daha kısa sürede uzaktan eğitime geçme kararı almış olmanın da faydalarını şimdiden görüyoruz. Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda ve Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde kabine toplantısında ortaya çıkan görüşler çerçevesinde uzaktan eğitimin 31 Mayıs'a kadar devam etmesi kararlaştırılmıştır. Şu an çocuklarımızın en güvende olacakları yer evleri. Hepimizin elden bırakmayacağı yegane şey tedbir ve birbirimize göstereceğimiz sabır, anlayış ve dikkat. Süreç uzadıkça motivasyonun düşebileceğini, sıkılmaların olabileceğini tahmin edebiliyoruz. Bir an önce normalleşme adımlarını atabilmemiz, okullarımızı sağlıkla açabilmemiz, eskisi gibi okul bahçelerinde koşup, sınıflarda gülebilmemiz için bu süreci hep birlikte yönetmek durumundayız."
"Uzaktan eğitim şu anda tek seçenek"
Uzaktan eğitimin şu anda eldeki tek seçenek olduğunun altını çizen Selçuk, "Biz, onu sımsıkı tuttuk ve çocuklarımız bu süreçte öğrenme kaybı yaşamasınlar, okuldan, eğitimden kopmasınlar, telafi eğitiminin zeminini sağlam atsınlar diye 100 binlerce öğretmenimizle tüm enerjimizi oraya vererek uzaktan eğitim üzerinde çalışmaya devam ediyoruz." diye konuştu.
Selçuk, tüm çocuklardan ve velilerden uzaktan eğitime sıkıca tutunmalarını isteyerek şunları kaydetti: "Geriye döndüğümüzde burada gösterdikleri özen bizi çok rahatlatacak. 'Hep beraber başaracağız' diyoruz ya hani, o birlikteliklerden biri de bu. 16 Mart 2020 tarihi itibarıyla okullarımızdaki eğitime ara verme kararımızla eş zamanlı olarak uzaktan eğitim konusundaki eylem planımızı yürürlüğe koyarak bir hafta gibi kısa bir süre içerisinde 23 Mart 2020 tarihinde TRT ve Türksat iş birliğinde EBA televizyonu ekranlarından yayınlarımızı başlatarak bir hafta gibi kısa bir süre içinde uzaktan eğitimi hayata geçirdik. Yüzlerce gönüllü öğretmenimiz ve teknisyenimiz uzaktan eğitim sürecinin başarı ile gerçekleşmesi için de gerçekten büyük bir gayret sarf ettiler. Bizim, uzaktan eğitimdeki temel amacımız çocuklarımızın eğitimden kopmaması, okullarından, sınıflarından, derslerinden soğumamaları. Bu konuyla ilgili aldığımız tedbirler de tümüyle hayata geçmiş vaziyette, her türlü hazırlığımız tamamlanmış durumda."
"Psiko-sosyal destekler devreye sokuldu"
Bu süreçte en hassas oldukları konunun sınavlara hazırlanan öğrencilerin durumu olduğunu belirten Selçuk, tüm hazırlıklarını, öğrencilerin bulunduğu koşullar perspektifinde, etraflıca düşünerek yaptıklarını vurguladı.
Bakan Selçuk, 11 ve 12'nci sınıfta öğrenim gören öğrencilerin, EBA Akademik Destek Platformu'na yoğun talebi olduğu ifade ederek şu bilgileri paylaştı: "Bu, yapay zeka destekli öğretim sistemi öğrencilerimize kendi hızında ve sıfırdan alarak öğretme üstüne kurulu bir sistem. EBA Akademik Destek Platformu'na son birkaç gün içinde kayıt olan ve kullanan 11 ve 12'nci sınıf öğrencisi sayısının da 1 milyona yaklaştığını söyleyebilirim. 13 Nisan 2020 tarihinden itibaren EBA canlı sınıf uygulamasında ilk 15 günde ders sayısı 650 bini aştı. Bu derslerin sadece 150 bini ilk hafta yapıldı. İkinci hafta ise bu ders sayısı 500 bin oldu. Bu derslerin yaklaşık 200 bini ise hafta sonu yapılarak eğitime yeni bir zaman boyutu da kazandırmış olduk. Öğrencilerimiz EBA'yı kullanarak zaman kavramından bağımsız bir şekilde çalışmalarını sürdürebiliyorlar."
Selçuk, uzaktan eğitim süreçlerini bu şekilde devam ettirirken, diğer taraftan bu zorlu süreçte öğrencilerin ve velilerin sürekli yanında olmak için psiko-sosyal destekleri de birer birer devreye aldıklarını, bu kapsamda salgının yarattığı kaygıyı normalleştirmeye destek amaçlı yayımladıkları kılavuzların aktif şekilde kullanıldığını görmekten mutluluk duyduklarını dile getirdi.
"Salgınla mücadele yeni tecrübeler kazandırdı"
Bakan Selçuk, 81 ilde Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Bilgilendirme Hattı Çağrı Merkezi kurarak Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde görevli özel eğitim ve rehberlik öğretmenlerinin telefonla öğrenci ve velilere destek olduğunu kaydetti.
Selçuk, şunları ifade etti: "2 gün önce 'Özelim Eğitimdeyim' adlı mobil uygulamayı paylaştık. Bu uygulama dünya ölçeğinde standartlara sahip. Her bir öğrencimizin eğitimi bizim için çok önemli. Bizlere oldukça sık yöneltilen soruların başında 'Sürecin normalleşmesinden sonra telafi eğitimlerinin yapılıp yapılmaması ya da telafi eğitimleri ile alakalı zamanlama...' Bakanlık olarak telafi eğitimlerinin sürecini planladık. Televizyon eğitimi, internet tabanlı EBA eğitimi ve yüz yüze yapılacak telafi eğitimi bir bütündür. Bu parçaların her biri öğrencilerimizin öğrenme ortamından uzaklaşmamasına yardımcı oluyor. Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu salgınla mücadele bizlere yeni ve önemli tecrübeler kazandırdı."
Meslek liselerini oldukça önemsediklerinin altını çizen Selçuk, göreve geldikleri günden beri meslek liselerini güçlendirme gayreti içinde olduklarını vurguladı.
Meslek liselerinde yapılan Ar-Ge çalışmalarının, koronavirüs salgını sürecinde kendini gösterdiğine işaret eden Selçuk, "İzole numune alma ünitesinden koruyucu maskeye, el dezenfektanlarından maske üreten makinelere kadar henüz adını saymadığım farklı birçok cihaz ve malzemeyi de üretmeyi başardılar. Bu konuda emeği geçen ekip arkadaşlarıma ve gönüllü çalışan tüm yöneticilerimize, öğretmenlerimize teşekkürlerimi milletim adına sunarım." dedi.
Selçuk, bu geçici durumda öğrencilere bol bol kitaplarla zaman geçirmeleri tavsiyesinde bulunarak öğrencilerin sağlığının kendileri için önemli olduğunu söyledi. Selçuk, "Güneşli ve güzel günlerin ülkemize en kısa sürede doğacağını temenni eder saygılar sunarım." ifadelerini kullandı.
Bakan Selçuk, basın mensuplarının sorularını yanıtladı
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Selçuk, liselere geçiş sistemi kapsamındaki merkezi sınav tarihine ilişkin soru üzerine, "LGS tarihiyle ilgili hafta başında yapılacak kabine toplantısı sonrasında Sayın Cumhurbaşkanımız bir açıklama yapacak. Sosyal mesafe konusunda da arkadaşlarımızla beraber simülasyonlar yapıyoruz ve nasıl bir oturma düzeni olacağı konusunda Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kuruluyla da temas halindeyiz. Dün de bir toplantı yaptık konuyla ilgili, bununla ilgili her türlü tedbiri en güçlü şekilde alacağız." karşılığını verdi.
Telafi eğitimi takvimine ilişkin bir soru üzerine, bu takvimin sürekli değişen canlı bir takvim olduğunu dile getiren Selçuk, durum değiştikçe telafi eğitiminin gereksinimlerini de dönüştürebildiklerini ifade etti.
Selçuk, 81 ilin milli eğitim müdürü ile telafi eğitimi konusunda bir toplantı yapacaklarını belirterek "Telafi eğitiminin her yaş grubu için ve her bölge için ayrı ayrı özellikleri de dikkate alarak oluşturulduğu bir dönem yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi televizyondaki eğitim bir telafi eğitimidir, internet tabanlı eğitim bir telafi eğitimidir. Okullar açıldığında yüz yüze yapacağımız eğitim de bir telafi eğitimidir. Bütün bunların hepsi öğrencilerimizin gelecekteki öğrenmelerinin zeminini sağlamlaştırma çabası ve çocuklarımızın okuldan uzaklaşmaması çabasıdır. Bu şekilde telafi eğitimi ile ilgili üç aşamalı program elimizde halen var. Bunu da adım adım uyguluyoruz." diye konuştu.
Bakan Selçuk, öğrencilerin bir üst sınıfa geçmesinde uygulanacak sistemin sorulması üzerine, "Sınıf geçmeyle ilgili birinci dönemde alınan notlar geçerli olacak ve öğrencilerimiz not ortalamaları kaç olursa olsun sorumlu olarak bir üst sınıfa geçecekler. Dolayısıyla şu anda ikinci dönemde bir not verilmesi söz konusu değil, birinci dönemin notları geçerli. Öğrencilerimiz sıkıntıya girmesinler, diyelim ki bir zayıf not olması durumu söz konusu ise herhangi bir şekilde sorumlu olarak üst sınıfa geçecekler." dedi.




