ANAOKULU ÖĞRETMENİ UMUT ARSLAN 'IN KİSİSEL BLOG SAYFASI

21 Mayıs 2010 Cuma

BİLMECELER


Çocukların yuvası,Bilgi doludur arası. (Okul)










Kitaplardan bilgiyi öğrenir,Sınıftaki çocuklara öğretir.( Öğretmen)







Bir kapaklı,Çok yapraklı,İçinde bilgi saklı (Kitap)







Karnı şişik,Kafaya yapışık (Burun)







Benim iki pencerem var,Etrafı etten duvar,Hergün erkenden açarım,Gece olunca kaparım.(gözler)







Etten kantar,Altın tartar. (kulak)







Yarım kaşık,Duvara yapışık.(kulak)







Ben giderim o gider,İçimde tık tık eder. (kalp)







Hiç durmadan çalışır,Durursa ortalık karışır. (Kalp)







İki kapağı açarım,Lokmaları atarım,Çiğner çiğner yutarım. (Ağız)







Altı mermer, üstü mermer,İçinde bülbül öter. (ağız)







Tuğladan yapısı,Çamdandır kapısı (ev)







Kat kat sefer tası,İçinde insan sesi. (Apartman)







Minicik doğar,Anne sütüyle doyar.(Bebek)



Çatıdan göğe bakar,Etrafa duman saçar. (Baca)







Kirlenirsem sokakta,Yıkanırım orada,Mikroplardan hiç korkmam,Bırakırım burada,Suyla, sabun çok boldur,Burada olmak ne hoştur. (Banyo)







Annem en çok zamanı,Hep burada geçirir,En lezzetli yemekleri,Bizim için pişirir,Haydi bilin bakalım,Burası neresidir? (Mutfak)



Düşmanı kovdu,Cumhuriyeti kurdu. (Atatürk)







Mavi göklerden indim,Al atlaslar giyindim,Küçük olsanız bileSizlerde var umudum. (Bayrak)



Erkekler gider,Geceleri nöbet bekler. (Asker)







Depremde, yangında,Hemen koşar yardıma,İlaç, çadır, yemek verir,Muhtaçları sevindirir. (Kızılay)







Deprem felaketinde,Kızılay’ca kurulur,Evsiz barksız insanlar,Sokakta kalmaktan kurtulur. (Çadır)



Yeryüzünü sallarım,Evleri de yıkarım,Çok canları yakarım. (Deprem)







Başında büyük şapkası,Elindedir kepçesi,Lezzetli yemeklerin,O dur ilk deneyicisi. (Aşçı)



Kola batırılır,Onunla aşı yapılır. (İğne)







Kat kat katmer değil,Yenir ama meyve değil. (Soğan)







Bir bacağım var,Bir de şapkam. (Mantar)



Yer altında civcivli tavuk. (Patates)







Yol üstündekırmızı bahçe. (Domates)







Yer altında sakallı dede. (Pırasa)







Alçacık boyu var,Mor kadifeden donu var. (Patlıcan)







Salkımda tane tane,Tadı da pek şahane. (Üzüm)







Dal üstünde al yanaklı oğlan. (Elma)







Arabadan atladı,Pantolonu patladı. (Karpuz)







Karşıdan baktım al,Ağzıma aldım bal. (Kiraz


Sıcak evin direği


Tıp tıp eder yüreği

(BABA)



Dokuz ay zindanda yatar

Altı ayda zil çalar oynar

(BEBEK)



Özü tatlı,

Sözü tatlı,

Candan daha değerli

(ANNE)



Yattım yumuşak

Uyudum sıcak sıcak

(YATAK)



Ham iken tatlı

Olmuşu acı

(BEBEK)



Ben giderim,

O gider

Güneşte beni izler

(GÖLGE)



Askerden küçük

Paşadan büyük

(ÇOCUK)



Gece içindeyiz

Gündüz dışında

Pencereli, kapılı

Şirin bir yuva

(EV)



Pazardan aldım

Bir tane

Eve geldim

Bin tane

(NAR)



Eve bitişik odada

Yemek pişer orada

(MUTFAK)



Uzun yoldan kuş gelir

Ne söylese hoş gelir

(MEKTUP)



Bir ağacı oymuşlar

İçine dünyayı koymuşlar

(TELEVİZYON)



Buradan attım kılıcı

Halep’te oynar ucu

(TELEFON)

Çın çın eder

Haber sorar

(TELEFON)



Sesi var canı yok,

Konuşur ağzı yok

(RADYO)

İstanbul da pişer

Kokusu buraya düşer

(MEKTUP)



O her gün yeniden doğar

Dünyaya haber yayar

(GAZETE)



Kuyruğu var

Canlı değil

Konuşur

Ama insan değil

Camı var

Ama pencere değil

(TELEVİZYON)





Alt yanı sivri tepe içindedir (Çene)

Üst yanı çakıldak (Diş)

Daha üstü muşulak (Burun)

Daha üstü ışıldak (Göz)

Üstü kara kolan (Kaş)

Daha üstü bir alan (Alın)

İner reyhan gibi

Oturur sultan gibi

Dürülür hasır gibi

Satılır esir gibi (Kar)

Uzadıkça kısalan şey nedir

Hayat veya Ömür.



Allah yapar yapısını,

Bıçak açar kapısını.

(karpuz)



Mavi tarla üstünde,

Beyaz güvercin yürür.

(yelkenli)



Ocak başında kuyu,

Kuyunun içinde suyu;

Suyun içinde yılan,

Yılanın ağzında mercan.

(lamba)



Çın-çınlı hamam,

Kubbesi tamam,

Bir gelin aldım,

Babası imam.

(saat)



Bir çuval cevizim var,

Sayarım tükenmez.

(yıldız)



El eker dil biçer.

(yazı)



Arşın ayaklı,

Burma bıyıklı.

(tavşan)

Bir küçücük kutudur,

Bütün dünya yurdudur.

(radyo)



Fini fini fincan,

İçi dolu mercan.

(nar)



Küçücük fıçıcık,

içi dolu turşucuk.

(limon)



Daldan dala,

Kırmızı pala.

(sincap)



Yarım kaşık,

Duvara yapışık.

(kulak)



On ay yatar,

İki ay kalkar;

Feneri yakar,

Etrafa bakar.

(Ateş Böceği)



Dağda tak tak,

Suda cıp cıp.

Arşın ayaklı,

Burma bıyıklı.

(balta,balık,leylek)





Dağdan gelir, taştan gelir,

Bir kükremiş arslan gelir.

(sel)



Sıra sıra odalar,

Birbirini kovalar.

(tren)





Sarı sarı içinde,

Sarı zarfın içinde,

On iki birlik kardeş,

Birbirinin içinde.

(portakal)



Az gitti, uz gitti,

Dere tepe düz gitti,

Altı ay bir güz gitti;

Uyanınca hep bitti.

(rüya)





Kutuplara giden zenci ne olur? (Donar)



Yer altında civcivli tavuk

(patetes)





Mavi atlas,

Arşın yetmez,

Makas kesmez,

Terzi biçmez.

(gökyüzü)

stü çayır, biçilir,

Altı çeşme, içilir.

(koyun)

acık mermer tası,

İçinde beyler aşı,

Pişirirsen aş olur,

Pişirmezsen kuş olur.

(yumurta)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder