Çocukların yuvası,Bilgi doludur arası. (Okul)
Kitaplardan bilgiyi öğrenir,Sınıftaki çocuklara öğretir.( Öğretmen)
Bir kapaklı,Çok yapraklı,İçinde bilgi saklı (Kitap)
Karnı şişik,Kafaya yapışık (Burun)
Benim iki pencerem var,Etrafı etten duvar,Hergün erkenden açarım,Gece olunca kaparım.(gözler)
Etten kantar,Altın tartar. (kulak)
Yarım kaşık,Duvara yapışık.(kulak)
Ben giderim o gider,İçimde tık tık eder. (kalp)
Hiç durmadan çalışır,Durursa ortalık karışır. (Kalp)
İki kapağı açarım,Lokmaları atarım,Çiğner çiğner yutarım. (Ağız)
Altı mermer, üstü mermer,İçinde bülbül öter. (ağız)
Tuğladan yapısı,Çamdandır kapısı (ev)
Kat kat sefer tası,İçinde insan sesi. (Apartman)
Minicik doğar,Anne sütüyle doyar.(Bebek)
Çatıdan göğe bakar,Etrafa duman saçar. (Baca)
Kirlenirsem sokakta,Yıkanırım orada,Mikroplardan hiç korkmam,Bırakırım burada,Suyla, sabun çok boldur,Burada olmak ne hoştur. (Banyo)
Annem en çok zamanı,Hep burada geçirir,En lezzetli yemekleri,Bizim için pişirir,Haydi bilin bakalım,Burası neresidir? (Mutfak)
Düşmanı kovdu,Cumhuriyeti kurdu. (Atatürk)
Mavi göklerden indim,Al atlaslar giyindim,Küçük olsanız bileSizlerde var umudum. (Bayrak)
Erkekler gider,Geceleri nöbet bekler. (Asker)
Depremde, yangında,Hemen koşar yardıma,İlaç, çadır, yemek verir,Muhtaçları sevindirir. (Kızılay)
Deprem felaketinde,Kızılay’ca kurulur,Evsiz barksız insanlar,Sokakta kalmaktan kurtulur. (Çadır)
Yeryüzünü sallarım,Evleri de yıkarım,Çok canları yakarım. (Deprem)
Başında büyük şapkası,Elindedir kepçesi,Lezzetli yemeklerin,O dur ilk deneyicisi. (Aşçı)
Kola batırılır,Onunla aşı yapılır. (İğne)
Kat kat katmer değil,Yenir ama meyve değil. (Soğan)
Bir bacağım var,Bir de şapkam. (Mantar)
Yer altında civcivli tavuk. (Patates)
Yol üstündekırmızı bahçe. (Domates)
Yer altında sakallı dede. (Pırasa)
Alçacık boyu var,Mor kadifeden donu var. (Patlıcan)
Salkımda tane tane,Tadı da pek şahane. (Üzüm)
Dal üstünde al yanaklı oğlan. (Elma)
Arabadan atladı,Pantolonu patladı. (Karpuz)
Karşıdan baktım al,Ağzıma aldım bal. (Kiraz
Sıcak evin direği
Tıp tıp eder yüreği
(BABA)
Dokuz ay zindanda yatar
Altı ayda zil çalar oynar
(BEBEK)
Özü tatlı,
Sözü tatlı,
Candan daha değerli
(ANNE)
Yattım yumuşak
Uyudum sıcak sıcak
(YATAK)
Ham iken tatlı
Olmuşu acı
(BEBEK)
Ben giderim,
O gider
Güneşte beni izler
(GÖLGE)
Askerden küçük
Paşadan büyük
(ÇOCUK)
Gece içindeyiz
Gündüz dışında
Pencereli, kapılı
Şirin bir yuva
(EV)
Pazardan aldım
Bir tane
Eve geldim
Bin tane
(NAR)
Eve bitişik odada
Yemek pişer orada
(MUTFAK)
Uzun yoldan kuş gelir
Ne söylese hoş gelir
(MEKTUP)
Bir ağacı oymuşlar
İçine dünyayı koymuşlar
(TELEVİZYON)
Buradan attım kılıcı
Halep’te oynar ucu
(TELEFON)
Çın çın eder
Haber sorar
(TELEFON)
Sesi var canı yok,
Konuşur ağzı yok
(RADYO)
İstanbul da pişer
Kokusu buraya düşer
(MEKTUP)
O her gün yeniden doğar
Dünyaya haber yayar
(GAZETE)
Kuyruğu var
Canlı değil
Konuşur
Ama insan değil
Camı var
Ama pencere değil
(TELEVİZYON)
Alt yanı sivri tepe içindedir (Çene)
Üst yanı çakıldak (Diş)
Daha üstü muşulak (Burun)
Daha üstü ışıldak (Göz)
Üstü kara kolan (Kaş)
Daha üstü bir alan (Alın)
İner reyhan gibi
Oturur sultan gibi
Dürülür hasır gibi
Satılır esir gibi (Kar)
Uzadıkça kısalan şey nedir
Hayat veya Ömür.
Allah yapar yapısını,
Bıçak açar kapısını.
(karpuz)
Mavi tarla üstünde,
Beyaz güvercin yürür.
(yelkenli)
Ocak başında kuyu,
Kuyunun içinde suyu;
Suyun içinde yılan,
Yılanın ağzında mercan.
(lamba)
Çın-çınlı hamam,
Kubbesi tamam,
Bir gelin aldım,
Babası imam.
(saat)
Bir çuval cevizim var,
Sayarım tükenmez.
(yıldız)
El eker dil biçer.
(yazı)
Arşın ayaklı,
Burma bıyıklı.
(tavşan)
Bir küçücük kutudur,
Bütün dünya yurdudur.
(radyo)
Fini fini fincan,
İçi dolu mercan.
(nar)
Küçücük fıçıcık,
içi dolu turşucuk.
(limon)
Daldan dala,
Kırmızı pala.
(sincap)
Yarım kaşık,
Duvara yapışık.
(kulak)
On ay yatar,
İki ay kalkar;
Feneri yakar,
Etrafa bakar.
(Ateş Böceği)
Dağda tak tak,
Suda cıp cıp.
Arşın ayaklı,
Burma bıyıklı.
(balta,balık,leylek)
Dağdan gelir, taştan gelir,
Bir kükremiş arslan gelir.
(sel)
Sıra sıra odalar,
Birbirini kovalar.
(tren)
Sarı sarı içinde,
Sarı zarfın içinde,
On iki birlik kardeş,
Birbirinin içinde.
(portakal)
Az gitti, uz gitti,
Dere tepe düz gitti,
Altı ay bir güz gitti;
Uyanınca hep bitti.
(rüya)
Kutuplara giden zenci ne olur? (Donar)
Yer altında civcivli tavuk
(patetes)
Mavi atlas,
Arşın yetmez,
Makas kesmez,
Terzi biçmez.
(gökyüzü)
stü çayır, biçilir,
Altı çeşme, içilir.
(koyun)
acık mermer tası,
İçinde beyler aşı,
Pişirirsen aş olur,
Pişirmezsen kuş olur.
(yumurta)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder